Altın ile ilgili güncel Haberler:
Fed'infaiz kararı beklenirken dolardaki zayıflama nedeniyle metallere olan desteğin devam etmesi Altın için sıkışık ve bekleyen bir görünüm çizmektedir. Japonya Asset Management den bir yetkili Altının fiyatlarında önceki gün hızlı yükselişlerin ardından kar satışlarıgörülmüş ancak uzun dönem için trendde bir değişiklik olmadığını belirtmiştir. Altın fiyatları son 27 yılın en yüksek seviyesine çıkmasın ardından bir düzeltme görülmüş. Ancak 10 günlük hareketli ortalama olan 771 $ da destek bulabileceği öngörülmektedir. Fed'in 25 baz puan indirim beklentileri ile Altın fiyatları yüksek seviyelerini korumaktadır.
31 Mart 2008 Pazartesi
Altın Yüksek Seyrini Koruyor
21 Mart 2008 Cuma
BORSA NEDİR
BORSA NEDİR :
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), hisse senetleri, hazine bonoları ve devlet tahvilleri, gelir ortaklığı sertifikaları, özel sektör tahvilleri, yabancı menkul kıymetler, gayrimenkul sertifikaları ve uluslararası menkul kıymetlerin alım ve satımının yapılmasını sağlamak amacıyla 26 Aralık 1985 günü kurulmuş olup, 3 Ocak 1986 yılında faaliyete başlamıştır. Türkiye’deki tek menkul kıymetler borsasıdır. İMKB, genel kurulca seçilen beş üyeden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yönetilir. Osman BİRSEN 25 Ekim 1997 tarihinde üçlü kararname ile İMKB’ye Başkan olarak atanmıştır. Yönetim Kurulu'nun diğer dört üyesi, yatırım bankaları, ticari bankalar ve aracı kurumlar olmak üzere Borsa üyelerini oluşturan üç ayrı kategorideki aracı kuruluşları temsilen seçilmektedir.Özerk ve mesleki bir kamu kurumu olarak İMKB yetkili olduğu konu ve alanlarda kendi yasal düzenlemelerini yapabilme avantajına sahiptir. Yapılan alım satım işlemlerinden oransal olarak alınan borsa payı, kotasyon ücretleri ve mevzuatta gösterilen diğer kalemler gelirlerini oluşturmaktadır.
Borsa
Borsa Nedir?
Sermaye Borsaları (Security Exchanges), değerli evrakların (menkul kıymetlerin) ticaretinin yapıldığı kurumsal piyasalardır. Bir piyasadır, çünkü menkul kıymetlerin ticaretinin yapıldığı yerdir. Kurumsaldır, çünkü kendine özgü kuralları ve standartları vardır. Borsalar, sadece hisse senetlerinin değil, başka tür emtiaların (ticari malların) ve enstrümanların da ticaretinin yapıldığı yerlerdir. Örneğin bono ve tahvillerin genellikle menkul kıymetler borsalarının içersinde ticareti yapılageldiği halde, döviz ticareti için döviz borsaları (forex, foreign exchange) veya mal ticareti için emtia borsaları (commodity exchange) vardır. Örneğin, pamuk fiyatlarının belirlendiği ve ticaretinin yapıldığı pamuk borsaları vardır (Türkiye’de de, İzmir’de pamuğun vadeli ticaretinin yapılacağı bir vadeli işlemler borsası kurulma aşamasındadır). Türkiye’de borsanın tarihi Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerine kadar uzanmakla (özellikle bono piyasası) birlikte, 1970 ve 1980’lerin ilk yarısında, mekan olarak Sirkeci Vakıf Han’da bir tür tezgah üstü piyasa (OTC; over the counter) şeklinde faaliyette bulunuyordu. (Tezgah üstü piyasalarda, sermaye piyasasına aracılık eden kurumlar, kendi aralarında, bir borsanın belirleyici kural ve tüzüklerine uyma zorunluluğu duymadan işlem (alım/satım) yaparlar. Bugün en gelişmiş piyasalardan biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nde küçük işlem hacmine sahip bazı firmalar, borsa haricinde OTC olarak işlem görürler.) İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), konjektürel gelişmeler sonucu, hisse senetlerinin ticaretinin düzenlenmesi ve standartlaştırılması amacıyla 1986 yılında Karaköy-Tophane’de faaliyete geçmiş bulunmaktaydı. Günümüzde, kendi modern binasıyla İstinye’de faaliyetini sürdürmektedir. İlk zamanlarda az sayıda şirket, düşük işlem hacmi ve türk ekonomisine endeksli hareket eden İMKB, günümüzde 270'den fazla şirketin hisse senedi, ortalama 200-300 milyon dolarlık işlem hacmi ve dünya ekonomileriyle entegre bir şekilde faaliyetini sürdürmektedir.
Borsa Nelerden Etkilenir
Borsa Nelerden Etkilenir?
İMKB endeksleri ve işlem gören hisse senetlerinin fiyatları, diğer dünya borsalarında olduğu gibi başlıca üç etmenden etkilenirler; dünya ekonomisinin durumu ve gidişatı, yerel (Türkiye'nin) ekonominin durumu ve gidişatı ve sektör/firmanın durumu ve performansı.Global Ekonomi'deki herhangi bir gelişme tüm ülke ekonomilerini az veya çok etkileyeceği gibi, o ülkedeki ilgili veya tüm firmaları da dolaylı veya dolaysız olarak etkiliyecektir.Örnek 1: Şirketimizin Petkim'den hammadde olarak herhangi bir petrokimya ürününü aldığını (girdimiz) ve bunun az veya çok nihai ürünümüzde (çıktımız) bir ağırlığının olduğunu düşünelim. Dünya petrokimya piyasalarında oluşabilecek herhangi bir nedenden dolayı bir dalgalanma, Petkimin maliyetini değiştirecektir. Bu değişikliği de Petkim bizim alış fiyatımıza yansıtacaktır. Sonuçta, biz de bunu kendi ürünümüz fiyatına yansıtmak zorunda kalacağız. Dalgalanma fiyatlarda bir artış şeklinde olursa, bizim rekabet gücümüzü azaltıcı ve/veya kar marjımızın daralması şeklinde etkisi olabilir. Bu da bizim ciromuzu ve net karımızı etkiliyebilir.Örnek 2: Global etkinin yansıması bir çok şekilde olabilir. Örneğin, şirketimizin Almanya'ya Deutsche Mark (DEM) üzerinden ihracat yaptığını ve ürünümüzün önemli bir hammaddesini Amerika'dan dolar (USD) olarak ithal ettiğini düşünelim. Bu halde, bizim kar marjımız büyük ölçüde dolar/mark paritesine bağlı olacaktır. Uluslararası döviz borsalarında oluşacak pariteler bizi etkiliyecektir ve faaliyetlerimiz esnasında eğer bu paritenin gidişatını doğru tahmin edemezsek veya paritenin dalgalanmalarına karşı önlemimizi alamazsak (ör. hegde ederek, bir finans tekniği), şirketimiz bu durumdan olumsuz olarak etkilenebilecektir.Örnek 3: Şirketimizin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini düşünelim. Ülke olarak tekstil sektöründe güçlü ve birçok avatajımız olduğunu, gümrük birliği (GB)'nden öncede, GB'den sonrası için çok umutlu olduğumuz için yeni yatırımlara (kapasite arttırımı ve modernizasyon) girişmiş olalım. Fakat, dünya'da bazı sebeplerden dolayı bir kriz (ör. Uzakdoğu veya Rusya krizi) çıktığında, uluslararası pazarımız daralırsa, bu bizim tam kapasitede çalışamayacağımızı ve yeterli ihracat yapamazsak, kullanılmış olan kredilerin geri ödemelerinde zorlanabiliriz; belki de bu, bizim iflas etmemize bile sebep olabilir.Ulusal Ekonomi'deki, yani Türkiye ekonomisindeki herhangi bir gelişme, Türkiye'deki şirketleri bulundukları sektöre ve gelişmenin yapısına göre az veya çok etkiliyecektir. Ekonomideki büyüme hızı, işsiz sayısı, enflasyon, faiz oranları, vergi oranlarında olabilecek değişiklikler, olağan üstü halin ilan edilmesi, teşvik politikasındaki değişimler vb. akla ilk gelen örneklerdir. Ulusal ekonominin etkilerini de örnekleme yoluyla açıklamaya çalışalım.Örnek 1: Almanya'ya ağırlıklı olarak ihracat yapan ve girdilerimizin çoğunu iç piyasadan yani TRL olarak sağladığımızı düşünelim. Eğer hükümetimiz kurları hızlandırıcı (reel olarak TRL nin değerini düşürücü) yani dolar, mark gibi yabancı para birimlerinin para birimimiz karşısında hızlı artması gibi bir politikayı benimserse, bundan şirketimizin olumlu olarak etkilenmesi büyük bir ihtimaldir. Çünkü girdilerimiz değer kaybeden TRL, buna karşılık çıktılarımız değer kazanan DEM üzerinden olacağından, kar marjımız ve dolayısıyla karımız artacaktır.Şirket veya Sektör olarak etkiler de, sektörün veya özel olarak o şirketin ürünlerine talebin azalması şeklinde bir eğilimin olması, sektöre karşı devletin desteğinin olması veya eski desteğinin kalkması, sektörel olarak girdilerin pahalanması, dış pazarlarda rekabetin zorlaşması, sektöre aşırı yatırımın (atıl kapasitenin) yapılmış olması vb. akla ilk gelen örnekler olmakla birlikte, özel de şirket yönetimlerinin yanlış yönetimleri de sayılabilir.Örnek 1: Şirketimiz GB öncesi ülkenin önde gelen bir otomotiv üreticisi olabilir. Yabancı bir otomotiv üreticisinden aldığımız know-how'la birlikte fazla rakibimiz olmadığı ve gümrük duvarlarıyla birlikte dış rekabete karşı korunduğumuz için fazla bir yatırıma gereksinim duymadan, pazarın isteği kadar üretim yapıp bunu pazarlıyor olabiliriz. Fakat, yeni hükümetimizin GB'ne girmeye karar verdiğini ve anlaşmanın bir maddesi icabı otomotiv sektöründe ithalatçıların aleyhinde olan fazla vergilerin kaldırıldığını düşünürsek, bu bizim satışlarımızı olumsuz olarak etkiliyecektir ve faaliyetlerimizin sonucu zarar etmemiz ve bir daha karlı duruma geçmemiz zor olabilecektir.
Borsada emir nasıl verilir
Borsada emir nasıl verilir?
Borsada menkul kıymetlerin ticaretinin gerçekleşebilmesi için yatırımcıların vermiş oldukları kararların bir emir olarak borsada seans salonuna ulaşması gerekmektedir. Bunun için iki aşamalı bir prosedür bulunmaktadır. İlk olarak bir müşterinin emrini müşteri emri olarak bir aracı kuruluş yetkilisine iletmesi gerekmektedir. İkinci olarak da, üye temsilcilerinin (aracı kurum yetkilisi) bu emri seans içinde borsa bilgisayar sistemine aktarması gerekmektedir. Bu durumda emir, borsa emri haline gelmektedir. Borsada emir verme şekilleri nelerdir? Borsa’da üç çeşit emir söz konusu olabilmektedir.
Bunlar:
Normal emir Özel emir Küsürat emir
Normal Emir: 1 lot ve katları şeklinde verilmiş olan emir çeşitine denmektedir. Normal emirler de dört farklı şekilde verilebilmektedir:
Limit Fiyatlı Emir: Fiyat ve miktar bilgisinin bulunduğu emir türüdür. Emrin bir satış emri olması durumunda fiyat bilgisi yatırımcının satmaya razı olacağı en düşük fiyat seviyesini, alış emri olması durumunda ise yatırımcının almaya razı olacağı en yüksek fiyat seviyesini göstermektedir. Kalanı İptal Et (KİE) Emir: Yatırımcının belirlemiş olduğu fiyat ve miktar gözönünde bulundurularak, o fiyat seviyesindeki alış veya satış tekliflerin (miktar bilgisi bir üst sınır olmak üzere) karşılandığı, kalan kısmın iptal edildiği emir türüdür. Özel Limit Fiyatlı (OLFE) Emir: Bu emir türünde sadece fiyat bilgisi bulunur ve belli bir fiyat seviyesine kadar olan alış ve satış tekliflerin tamamı karşılanır.
Limit Değerli Emir: Özel fiyatlı emirlerin (OLFE’nin) TRL olarak sınırlandırılmış şeklidir. Bu emir türünde miktar bilgisi bulunmaz, OLFE’deki gibi belli bir fiyat seviyesine kadar olan teklifler TRL olarak konulan bir sınır tutara kadar karşılanır.
Özel Emir: Borsa tarafından konmuş olan sınırların üzerinde işlem yapılabilmesine olanak tanıyan emir türüdür. Özel emirler bölünmeden işlem görürler. Bu emirlerde bir alt miktar sınırı bulunmaktadır:
Küsürat Emir: Miktar olarak 1 lotun altındaki hisse senetlerinin alış ve satışı için verilen emir türüdür. Küsürat emirler borsada gerçekleştirilebileceği gibi yetkili aracı kurumlar tarafından da gerçekleştirilebilinir.
Borsaya kote olmak
Borsaya kote olmak ne demektir?
Borsanın, hisse senetlerinin ticaretinin yapıldığı bir piyasadır. Her piyasada olduğu gibi, bu piyasanın da kendine özgü kuralları vardır. İMKB, diğer borsalarda olduğu gibi hangi şirketlerin senetlerinin ne miktarda (kaç adet) işlem görebileceğinin kayıtlarını tutmaktadır. İlk halka arzlarda, şirket yönetimleri, ne kadar hissenin borsaya kote (kayıt altına) edilmesinin düşünüldüğünü bildirir ve İMKB’den izin ister. İlerde oluşabilecek değişimler için İMKB’den izin almadan, yani kote ettirilmemiş senetlerin ticareti olanaklı değildir. Kısacası, bir senet için kote olmak demek, o senedin İMKB tarafından tanındığını ve alım/satımının yapılmasına izin verildiği anlamına gelmektedir
Endeks
Endeks ne demektir?
Gösterge olarak da adlandırılan Endeksler, kapsadıkları birden fazla hisse senedinin fiyatlarının tek bir oransal gösterge vasıtasıyla izlenmesini ve karşılaştırılabilmesini sağlayan araçlardır. Endekslere giren şirketler nasıl belirlenmektedir? İMKB endekslerine dahil edilecek veya endeks kapsamından çıkarılacak olan hisse senetleri normal şartlarda Borsa Yönetim Kurulu’nun altı ayda bir şirketlerin durumunu gözden geçirmesiyle belirlenir. Endeks kapsamına alınacak hisse senetlerinin seçiminde, şirketlerin piyasa değerleri, halka açıklık oranları (Takasbank saklama oranları), işlem hacminin piyasa değerlerine oranları, günlük ortalama sözleşme sayıları ve günlük ortalama işlem miktarları kriter olarak alınıp ağırlık verilmek suretiyle sıralamaya tabi tutulurlar.
Holding
Holding ne demektir, ne işe yarar?
Bir kişinin, bir grup girişimcinin veya bir ailenin birçok alanda faaliyet gösteren şirketleri olabilir. Fazla büyük olmanın bir sonucu ise bu şirketlerin yönetimlerinin zorlaşması ve ortak bir misyon etrafında idare edilme güçlüğüdür. Böyle bir durumda şirket sahipleri, bu şirketleri belli bir çatı altında toplamak isteyebilirler. Bunu da ya bir holding kurarak ya da bir şirketler grubu oluşturarak gerçekleştirirler. Holding şirketleri, üretim ve satış türü faaliyetlerde bulunmayan, belli bir faaliyet alanı olan şirketlere iştirak eden, ve genellikle böyle şirketlerin büyük ortağı durumunda olan anonim şirketlerdir. Holding şirketlerinin kuruluş ve varoluş nedenleri birden çok şirkete iştirak etmek ve bu şirketleri yönlendirmek/kontrol etmek olduğundan sermaye şirketleri sınıfında bulunmaktadırlar. Holding şirketlerinin sahipleri genellikle birçok şirketin sahibi oldukları için, bu paylarını holdinglere devrederler ve bu yolla o şirketlerin yönetimlerini tek elde toplarlar. Holdinglerde şirket sayısı en az yedi (kanuni gereklilik) iken; şirketler grubunda genellikle şirket sayısı fazla değildir. Holding ve şirketler grubu ne demektir, ne işe yarar? Bir kişinin, bir grup girişimcinin veya bir ailenin birçok alanda faaliyet gösteren şirketleri olabilir. Fazla büyük olmanın bir sonucu ise bu şirketlerin yönetimlerinin zorlaşması ve ortak bir misyon etrafında idare edilme güçlüğüdür. Böyle bir durumda şirket sahipleri, bu şirketleri belli bir çatı altında toplamak isteyebilirler. Bunu da ya bir holding kurarak ya da bir şirketler grubu oluşturarak gerçekleştirirler. Şirketler grubunda şirket sahibi veya sahipleri, yönetimi bir başka şirket aracılığıyla değil, direkt kendileri, bu şirketleri biraraya getirerek yapmak isterler. Basit anlamda, şirketler grubu, aynı kişi veya kişilerin sahip olduğu şirketlerin bir araya getirilmesidir. Şirketler grubunda genellikle şirket sayısı fazla değildir, buna karşın holdinglerde en az yedidir (kanuni gereklilik).
İkincil piyasa ne demektir? İkincil Piyasa, hisse senedi ve tahvil gibi menkul değerleri ellerinde bulunduran yatırımcı kitlesi ile bu tür menkul kıymetlere talep gösteren yatırımcı kitlesinin karşı karşıya geldikleri piyasadır. İkincil piyasalara örnek olarak İstanbul Menkul Kıymetler Borsası verilebilir
İMKB endeksleri nasıl hesaplanıyor? Piyasa değeri ağırlıklandırma yöntemi ile hesaplanmakta olan İMKB endekslerinin hesaplanmasında kullanılan formül aşağıdaki gibidir:
Et= Endeksin t zamanındaki değeri, n= Endekse dahil olan hisse senedi sayısı, Fit= i’nci hisse senedinin t zamanındaki fiyatı, Nit= i’nci hisse senedinin t zamanındaki toplam sayısı, Hit= i’nci hisse senedinin t zamanındaki Takasbank saklamasında bulunan hisse senetlerinin toplam hisse senedine oranı, Bt= Bölenin (Düzeltilmiş baz piyasa değeri) t zamanındaki değeri.
İMKB endekslerinin hesaplanmasında gözönüne alınan kriterler
İMKB endekslerinin hesaplanmasında gözönüne alınan kriterler nelerdir?
İMKB endekslerinin hesaplanmasında gözönüne alınan başlıca kriterler şunlardır; İMKB endekslerinin hesaplanmasında en son tecil edilmiş fiyatlar kullanılır. Şirketlerin piyasa değerleri, eski ve (varsa) yeni hisse senetlerinin fiyatları ayrı ayrı dikkate alınarak hesaplanır. İMKB endeksleri, aynen saklamada bulunanlar hariç, Takasbank saklamasında bulunan hisse senetlerin piyasa değerleri ile ağırlıklı olarak hesaplanır
İştirak çeşitleri
İştirak çeşitleri nelerdir?
İştirak çeşitleri ikiye ayrılabilir: Ana şirket, ortak olduğu şirkette %50’den fazla oy hakkına sahipse ortak olunan şirket bir bağlı ortaklıktır. Çoğunluk ana şirkette değilse basit anlamda iştirak (bağımsız ortaklık) sözkonusudur.